...

Anlık

1.9.2007 (Kategori: Emekleyen_Hikayeler)


Karamsar basamak yazısını giriş sayfasından kaldırmak için yeni bir yazı ekliyeyim dedim; ama çıka çıka bu karamsar evlilik yazısı çıktı.

Bu yazı hiçbir şeye benzememiş bile olsa; en azından birkaç şeye hizmet etti:

1- Bağlaçlarla birbirine bağlanmış uzuuuun cümleler kurma pratiği (yani dilbilgisi).
2- Mümkün olduğunca duygu ve düşüncelerden soyutlanmış bir yazının verdiği nahoş hissi deneyimlemeyi (yani yazım tekniği).
3- "E şimdi napıcam?" sorusu eşliğinde içime akan sıkıntı dalgasının önlenmesi (yani yaşam halleri).

Not: Yine bir cuma akşamı, yine saat gece iki civarı, yine aşağı sokaktaki barlardan çıkan sarhoşların bağırarak söylediği şarkılar. Enteresan.

---

“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onbeşte, Nihan, birasını içtiği barın yanındaki apartmandan, etekleri kabarık beyaz elbisesi içinde, kızıl saçlarını topuz yapmış, yanında şık damatlığı içinde gülümseyen sevgilisi ile heyecanlı bir gelinin çıktığını ve çarşamba akşam üstü kalabalığı içinde Tunalı'da yürümeye başladığını gördü.”

“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onbeşte, bütün gün boyunca uğraştığı çeşitli sinir bozucu alışkanlıkları olan müşterilerinden sonuncusu ile yaptığı tartışmadan sonra tutan migreni yüzünden patronundan izin alarak iş yerinden erken çıkan Elif, evine vardı ve anahtar deliğine soktuğu anahtarını çevirerek kapıyı açtı.”

“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onbeşte, karısının bir işkolik olduğunu çoktan kabul etmiş olan Engin, artık soğuk olan yatak odalarının havasını değiştirmek için evine getirdiği sevgilisi ile sevişirken, sokak kapısının gıcırdayarak açıldığını duydu.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onbeşte, yorucu bir terapi seansından çıkan ve bu nedenle dalgın olan Melek, bütün gün yaz sıcağında araba kullanmaktan yorulmuş ve dikkati dağılmış bir taksi şoförünün ara sokaktan aniden önüne çıktığını gördü ve taksiye sol arka taraftan sertçe çarptı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onaltıda, son derece heyecanlı ve mutlu gözüken gelin ile damat, çeşitli kağıtlar ve tüllerle süslenmiş gelin arabasına binerken, yoldan geçen ve kendilerine gülümseyen insanlara nazikçe gülümseyerek cevap verdiler.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onaltıda, Elif, anahtarlarını ve çantasını portmantoya asıp ayakkabılarını çıkartmak için eğildiğinde, yerde eşinin ayakkabılarını ve onun yanındaki bir çift topuklu kırmızı ayakkabıyı gördü.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onaltıda, Engin, duyduğu sesin gerçek olup olmadığını anlamak için sevişmeyi kesip, antreye doğru kulak kabarttı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onaltıda, Melek, taksi şoförü ile yüzleşmek için arabasından inerken cep telefonunu çıkarttı ve 155'i çevirdi.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onyedide, gelin ile damadın içinde bulunduğu süslenmiş arabayı nikah salonuna doğru sürmekte olan Metin, ileride kaza yaparak yolu tamamen tıkamış olan araba ile taksiyi gördü ve yavaşlayarak durdu.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onyedide, ayakkabılarını çıkartmaktan vazgeçerek hızla evi dolaşmaya başlayan Elif, yatak odasına vardı ve yataktan kalkmakta olan eşi ile şaşkınlıkla ağzı açılmış kendisine bakan topuklu kırmızı ayakkabıların sahibi olan kadını gördü.”


 “Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onyedide, polis ile konuşmasını tamamlamış olan Melek, taksi şoförünün acıklı açıklamalarından usanmış bir şekilde arabasına yaslandı ve beklemeye başladı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onsekizde, Metin ile damat, yetişmeleri gereken bir nikah olduğunu kaza yapanlara anlatmak ve onlardan yolu açmalarını rica etmek için arabadan indiler.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onsekizde, kendisinden af dilemekte olan taksi şoförünün bakışlarından kaçabilmek için başını sola çevirdi ve süslenmiş bir gelin arabasından inmekte olan iki erkeği fark etti.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi onsekizde, migrenden feci şekilde ağrıyan başının içinde uyuşmuş beyni ile düzgün düşünemeyen Elif, kocasının açıklamalarını ve yalvarışlarını duymamak için hızla koştu ve çantası ile anahtarlarını alarak evden çıktı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi ondokuzda, Melek, kendisi ile ilkbahar başından yaz ortasına kadar cinselliğe dayalı bir ilişkiyi devam ettirdikten sonra sevgilisine dönerek evlenmeye karar veren ve bu davranışı ile terapi seanslarında gerilemesine neden olan damadı tanıdı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi ondokuzda, arabada oturan gelinin mutlu heyecanı yavaş yavaş paniğe dönerken, kazayı yapmış olan bayan sürücüyü tanımış olan damat, hızla koluna asıldığı Metin'in sorgulayıcı bakışlarına bir baş hareketi ile cevap vererek, bu iş ile onun ilgilenmesini rica etti.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi ondokuzda, gözyaşlarına hakim olamayan Elif apartmanın kapısından çıkarak hızla caddeye koştu ve süslenmiş gelin arabası içerisinde endişe içinde ileriye bakan gelin ile onun izlemekte olduğu kaza sahnesini bulanık bir şekilde gördü.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi yirmide, Metin'in bütün açıklama ve ısrarlarına rağmen, polisi beklemek bahanesi ile arabasını yoldan çekmeyi reddeden Melek, ani bir karar verdi ve süslenmiş gelin arabasına doğru koşmaya başladı.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi yirmide, akan gözyaşları arasından bulanık gördüğü sahne karşısında yeniden sarsılan Elif, ani bir karar vererek süslenmiş gelin arabasına doğru yürüdü.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi yirmide, huzursuzluk içinde arabada oturan gelin, süslenmiş gelin arabasına aynı anda binerek kapıları kitleyen kadınlar ile gözgöze geldi.”


“Onbeş ağustos ikibinyedi, saat onyedi yirmibeşte, Nihan, birasını içtiği barın yanındaki apartmandan az önce çıkan gelinin, eteklerini toplamış gözyaşları içinde hızla koşarak yeniden apartmana girdiğini gördü ve içkiyi fazla kaçırdığına kanaat getirerek garsondan hesabı istedi.”



Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

« Önceki Sayfa :: »