...

KARŞILAŞMA (Pirci'nin Maceraları)

13.3.2007 (Kategori: Masal)

 

 

Günlerden bir gün, sıcak bir yaz günü, Pirci nehirden çıkmış kıyıdan akan suları izlerken, uzaklardan gelen bir müzik sesi duymuş. Kafasını kaldırıp sesin geldiği yöne doğru bakmış; ama bir şey görememiş. Pirci hiç düşünmeden yerinden kalkmış ve sesin geldiği yöne doğru yürümeye başlamış. O yürüdükçe müziğin sesi yükselmiş; ama görünürde hala birşeyler yokmuş. Pirci dakikalarca yürümüş ve sonunda ilerideki kayalıklara sırtını yaslayıp oturmuş, elinde tuttuğu bir aletle müzik yapan genç bir adam görmüş. Olduğu yerde duraklamış önce, adama yaklaşıp yaklaşmaması gerektiğini kestirmeye çalışmış. Adam onu farketmemiş gibi gözüküyormuş. Pirci biran düşündükten sonra kararını vermiş, cesaretini toplayıp genç adama doğru yürümeye başlamış. Adam kendini müziğe kaptırmış, başıyla şarkıya eşlik ediyormuş. Pirci adamın biraz ötesinde durup çimenlerin üzerine oturmuş. Adamı dinlemeye başlamış. O kadar güzel bir müzik çalıyormuş ki adam, Pirci kendisini büyülenmiş gibi hissetmiş.

 

Sonra adam birden çalmayı bırakmış, kafasını kaldırıp Pirci’ye bakmış. Pirci biraz çekingen “Özür dilerim, sizi rahatsız etmek istememiştim, ben müziğin sesini duydum ve merak ettim” demiş. Adam gülümsemiş ve Pirci birden hayatında daha önce hiç hissetmediği bir sıcaklığın içine yayıldığını hissetmiş. Adam gözlerini onun gözlerine dikip “Ben de senin için gelmiştim” demiş. Pirci şaşkınlığını gizleyememiş ve “Benim için mi?” demiş. Adam başıyla onaylamış. “Bu çook büyük bir dünya, yalnız olduğunu mu sanıyordun yoksa?” diye sormuş gülümseyerek. Pirci ne diyeceğini bilemeden şaşkınlık içinde kalakalmış. Bir türlü gözlerini genç adamdan ayıramıyormuş. Adamın sarı kıvırcık uzun saçları varmış, kafasının etrafında bir şapka gibi duruyormuş, rüzgar estikçe sarının çeşitli parlak tonları saçlarının arasında kıpırdaşıp gözlerini aydınlatıyormuş. Adamın gözleri yüzmeyi sevdiği nehrin suları kadar koyu, parlak bir yeşilmiş. Güneşle birlikte parıldıyor, Pirci’yi büyülüyormuş. Adam sanki onun cevap vermesini beklermiş gibi ısrarla gözlerini ayırmadan onu süzmeye devam ediyormuş. Pirci içine düştüğü şaşkınlıktan kendisini kurtararak “Şey, evet, sanırım, ben bilmiyorum, hiç başka bir krallık görmedim” diyebilmiş. Adamın gözlerinden bir an için hoşgörü geçmiş ve Pirci’ye “Yaklaş” demiş. Pirci bundan emin değilmiş. Genç adamın kendisine zarar verebileceğini düşünmüş; ama adam o kadar güzel ve büyüleyiciymiş ki Pirci ondan kendisine bir zarar gelmesinin imkansız olduğuna karar vermiş. Oturduğu yerden kalkıp, yavaş ve küçük adımlarla adama doğru yürümeye başlamış. Adam cesaretlendirircesine “Çekinme Pirci, hadi yaklaş, gel yanıma otur, sana göstermek istediğim bir şey var” demiş.

 

Pirci adama adını söyleyip söylemediğini anımsamaya çalışmış; “Adımı nereden biliyorsunuz?” diye sormuş. Adam yine gülümsemiş ve Pirci içinde yine aynı sıcaklığı hissetmiş. O kadar güzel bir duyguymuş ki bu, Pirci adamın sürekli gülümsemesini dilerken bulmuş kendini. İlerleyip adamın yanına gelmiş, adamın karşısına oturmuş. Adam öne doğru eğilip “dur sana bir bakayım, şöyle yakından” diye mırıldanmış. Başını Pirci’ye yaklaştırmış ve Pirci bir anda adamın gözlerinde önce kendi görüntüsünü görmüş. Sonra şaşırarak adamın gözlerinde kendi krallığını daha önce hiç görmediği şekilde havadan izlerken bulmuş. Kendi evini, annesini, babasını ve küçük kardeşini görmüş. Krallığın sarayını, sarayın odalarını görmüş. Akşam eğlencelerinden birinde, gülerek dans edip eğlenen insanları görmüş ve sonra bir ağacın tepesinde tünemiş ve güneşin batışını izleyen kendisini görmüş. Adam gözlerini kırpmış ve Pirci görüntülerin kaybolduğunu farketmiş. Şimdi karşısında adamın koyu yeşil gözlerinden yansıyan kendi şaşkın suratı varmış sadece. Adam yeniden arkasına yaslanmış. Gözlerini kapatmış ve sessizce “Şarkımı dinle Pirci” diye mırıldanmış. “Yere uzan, gözlerini kapat ve şarkımı dinle” diye eklemiş sessizce. Pirci genç adamın dediklerini yapmış, yere uzanmış ve gözlerini kapatmış, ellerini çimenlerin üzerine koymuş, sanki düşmekten korkarmış gibi avuç içlerini çimenlere iyice bastırmış ve adam şarkısını çalmaya başlamış.

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

« Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa»