...

İki Kutuplu Bozukluk

26.1.2009 (Kategori: Belirtilmemiş)


Otuz yıllık gözlemler, düşünceler ve yorumlamalar ardından, hayatta sadece iki şeyin gerçekten önemli olduğunu fark ettim: doğum ve ölüm!

 

Doğum; sevincin ve coşkunun, ölüm ise üzüntü ve sıkıntının kaynağı. Zıt kutuplardaki duygulara hitap ediyor olmakla beraber her ikisi de yaşamak zorunda olduğumuz olgular. Her ikisi de kendi irademiz dışında gerçekleşiyor. Her ikisi de –birbirimizden ne kadar farklı olursak olalım- hepimizin ortak geçmişi ve geleceği.

 

---

 

Geçenlerde bir dostum bana: “Sende depresif ağırlıklı bipolar bozukluk olabilir,” dedi. O zamandan beri bu tespit kafamı kurcalayıp duruyordu. Ama bu gece, bir arkadaşımın bebeği olduğu haberini aldığımda, sanki zihnimde bazı parçalar birleşip yerine oturmuş ve eksik kalan bir şeyler bütünlenmiş hissine kapıldım.

 

---

 

Hayatımda ilk defa, belki de, ölümün de en azından doğum kadar kutlanması gereken bir olgu olduğu izlenimine kapıldım. Nasıl “doğum” keşfedilecek harika bir dünyaya adım atmak ise; “ölüm” de kötülüklerle dolu olduğu öğrenilen bir dünyadan ayrılmak anlamını taşıyor olabilirdi.

 

Belki de hayat aslında bipolar idi.

 

Yaşamanın kendisi sevinç ile üzüntü, coşku ile sıkıntı, keşfetmek ile yılmak arasında dokunmuş bir ağ idi. Aynı doğum ile ölüm arasındaki ağ gibi. Belki de “var olmanın doğası” zıt iki kutup arasında gelip gitmekten ibaretti. Ve eğer öyle ise; aslında var olmayan tek şey bipolar bozukluğun ta kendisi idi.

 

---

 

Küçüklüklerinden itibaren, bazı insanlar “olgun” olarak değerlendirilir: “yaşının ilerisinde” olarak etiketlendirilir; bazıları ise “çocuksu” olarak değerlendirilir: “yaşının adamı değil” diye etiketlendirilir.

 

Kim bilir?

 

Belki de bütün dünyada iki kutuplu bozukluk vardır da “olgunlar” -bir diğer deyiş ile ölüme yakın olanlar- ile “çocuksular” -bir diğer deyiş ile doğuma yakın olanlar- aslında mükemmel bir denge oluşturmaktadırlar.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
* * * * * * * * * * *

Yazan: burdasaklaniyorum | Konu: mevlana | Tarih: 2009-01-26 10:55:44
ölüm kutlanmalı belki demişsin ya, haliyle mevlana geldi aklıma.
ölüm gününü, doğum günü olarak kabul eder ya o.
öbür ve asıl dünyadaki doğum günü.
ve düğün gecesi.
bilemiycem.
bu tarafı layıkıyla yaşayamadıysan pek makbule geçmez bence o doğum.
buranın kıymetini de bilmeli der,
felsefe yapmada giderim.