Tamam!
Artık kesinleşti!
Ben bir paranoyağım!
Az önce üst kat komşumun kapısını çaldım!
Sabahın altısında!
Hem de bir pazar sabahı!
Elimde 155 hazır tuşlanmış bir telsiz telefon!
Eğer acil bir durum varsa bütün yapmam gereken “yeşil” arama tuşuna basmak!
Kadını da korkuttum durduk yere!
O da yalnız yaşarmış meğersem!
---
Deli miyim neyim yahu?
Gecenin/sabahın bu saatinde; üstünde sefil ev kılığı ile, üst kat komşusunun kapısını çalan bir manyak!
---
Ya; ama bir yerde, bende değil ki suç.
Sesler duydum.
Koca botların yürüme sesleri, mobilyaların hafif kayma sesleri, belli belirsiz çırpınma sesleri!
---
Ben bu apartmanın gece seslerini biliyorum.
Son on üç aydır burada yaşıyorum.
Genellikle de geceleri ayık oluyorum.
Hiçbir zaman böyle sesler duymadım ki!
Panikledim!
Ya etrafımdaki insanlardan birisinin başına bir felaket gelmekte iken ben evimde sadece sesleri dinlemek ile yetiniyor isem?
---
Hayır, sarhoş da değilim! Sesleri duyduğuma eminim!
Acaba yanlış komşunun mu kapısını çaldım?
---
Şimdi ben paranoyak değilim de neyim?
Ama, acaba, bazen paranoyak olmak mı lazım?
Birilerine yardım etmek; hatta belki hayatlarını kurtarmak için?
---
Galiba ben doğalgaz zehirlenmesinden ölen gençlerin çok etkisinde kaldım!
---
Belli ki ben çok üzülmüşüm bu yitip giden gençlere!
---