<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>...</title>
        <description>...</description>
        <link>http://birey.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 00:34:38 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>İsimsiz</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/isimsiz_36508471.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/isimsiz_36508471.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bug&amp;uuml;n, ders kayıtları i&amp;ccedil;in okulun koridorlarında dolaşan &amp;ouml;ğrencileri g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;mde: &amp;ldquo;Acaba &amp;ccedil;ok mu yaşlandım bu işler i&amp;ccedil;in?&amp;rdquo; diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmeden edemedim. Hemen hepsi yirmili yaşlar civarında, gencecik insanlar birbirlerine: &amp;ldquo;O dersi beraber alalım&amp;rdquo;, &amp;ldquo;Bu hoca &amp;ccedil;ok iyi!&amp;rdquo;, &amp;ldquo;Abi, istediğim se&amp;ccedil;meli ders dolmuş!&amp;rdquo; gibi kayıtlara &amp;ouml;zg&amp;uuml; c&amp;uuml;mleleri s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yorlardı. Bir an kendi kayıt zamanlarımızı hatırladım. X bankasının y şubesine har&amp;ccedil; yatırmak i&amp;ccedil;in sıraya girilir, formlar doldurulur, hocalarla g&amp;ouml;r&amp;uuml;ş&amp;uuml;l&amp;uuml;r, ge&amp;ccedil; kalanlar i&amp;ccedil;in rezervasyon yaptırılmaya &amp;ccedil;alışılır, &amp;uuml;st sınıflar alt sınıflara takılır: &amp;ldquo;Ha, ha, jeodezi ve fotogrametri alacaksınız bu sene, kesin kalırsınız siz o dersten, daha matematiği veremediniz!&amp;rdquo;, profların kapısı &amp;ouml;n&amp;uuml;nde kuyruklar oluşur, b&amp;ouml;l&amp;uuml;m sekreterleri burunlarından soluyarak bir oraya bir buraya koşuşturur! Heyhat, ne eziyettir yahu ders kayıtları. Her d&amp;ouml;nem başında bir doz!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Okuldaki ilk d&amp;ouml;nemimde şaşkın şaşkın koridorda dolaşırken, şimdiki dostlarımdan birisini ilk defa g&amp;ouml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;m. Elinde kağıtlar bir panoya bakıyordu. Ben de yanına gidip aynısını yapmaya başlamıştım ki, bana d&amp;ouml;n&amp;uuml;p: &amp;ldquo;Bu işin nasıl yapıldığına dair en ufak bir fikrin var mı?&amp;rdquo; diye sormuştu. On yedi yaşındaydım o zaman, dile kolay! O ilk kayıttan sonra, her d&amp;ouml;nemde yanımda daha fazla insan vardı soru soracak. Hatta bir sene ge&amp;ccedil; kaldığım i&amp;ccedil;in ders kayıtlarımı Kerem yapmış, bir yandan kendi işlerini ha.. ( &lt;a href=&quot;http://birey.blogcu.com/isimsiz_36508471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 01:53:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İklimler</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/iklimler_34802661.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/iklimler_34802661.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kasım ortalarında bir cumartesi gecesi iki arkadaşımla beraber sinemaya gitmiştik. Arkadaşlarımdan birisi doktorasını yazmaktan bitap d&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş bir akademisyen, diğeri ise g&amp;ouml;nl&amp;uuml;n&amp;uuml; sinemaya kaptırmış bir y&amp;ouml;netmendi. İzlemeye durduğumuz film ise Nuri Bilge Ceylan&amp;rsquo;ın &amp;Uuml;&amp;ccedil; Maymun&amp;rsquo;u idi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben ve akademisyen arkadaşım, rezillik &amp;ouml;tesi bir cehalet ile hen&amp;uuml;z y&amp;ouml;netmenin herhangi bir filmini izlememiştik. Ne kendisi ne de tarzı hakkında en ufak bir bilgi sahibi değildik. O gece, hayatım boyunca sinemada ge&amp;ccedil;irdiğim en zorlu iki saati yaşadım. Y&amp;ouml;netmeni, tarzını, ve dahi konuyu bile bilmeden gittiğimiz filmin sonunu getirene kadar birka&amp;ccedil; kalp sıkışması, bir &amp;ouml;ks&amp;uuml;r&amp;uuml;k krizi ve sayısız i&amp;ccedil; &amp;ccedil;ekiş yaşadım. Aynı zor durumu akademisyen arkadaşım da yaşıyordu. Oysa y&amp;ouml;netmen arkadaşımız keyifli bir s&amp;uuml;kunet i&amp;ccedil;erisinde bitmek bilmez karelere g&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; dikmiş dikkatle izliyordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Thu, 29 Jan 2009 01:29:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çarpık Yüzyıl - Aklımız Nerede: Bilgisayar, Komörşıl ve Şiir</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/carpik-yuzyil-aklimiz-nerede-bilgisayar-komorsil-ve-siir_34609891.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/carpik-yuzyil-aklimiz-nerede-bilgisayar-komorsil-ve-siir_34609891.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bazı g&amp;uuml;nler kendi kendime diyorum ki: &amp;ldquo;Ulen, b&amp;uuml;t&amp;uuml;n hayatın 33&amp;rsquo;e 22.5 santimetrelik bir ekrana bakarak ge&amp;ccedil;iyor! Uyan, uyan! Dışarıda koskoca bir d&amp;uuml;nya var bakılacak!&amp;rdquo;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama bazı g&amp;uuml;nler de; o yediy&amp;uuml;zkırkikibu&amp;ccedil;uk santimetre kare i&amp;ccedil;erisinde ge&amp;ccedil;mişimi g&amp;ouml;r&amp;uuml;yorum, g&amp;uuml;l&amp;uuml;ms&amp;uuml;yorum ve diyorum ki kendi kendime: &amp;ldquo;Yahu, iyi ki de var bu ekran da, d&amp;uuml;nyadan uzak olsam bile kendimden uzaklaşamıyorum!&amp;rdquo;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;---&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 01:42:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İki Kutuplu Bozukluk</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/iki-kutuplu-bozukluk_34528451.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/iki-kutuplu-bozukluk_34528451.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Otuz yıllık g&amp;ouml;zlemler, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceler ve yorumlamalar ardından, hayatta sadece iki şeyin ger&amp;ccedil;ekten &amp;ouml;nemli olduğunu fark ettim: doğum ve &amp;ouml;l&amp;uuml;m!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Doğum; sevincin ve coşkunun, &amp;ouml;l&amp;uuml;m ise &amp;uuml;z&amp;uuml;nt&amp;uuml; ve sıkıntının kaynağı. Zıt kutuplardaki duygulara hitap ediyor olmakla beraber her ikisi de yaşamak zorunda olduğumuz olgular. Her ikisi de kendi irademiz dışında ger&amp;ccedil;ekleşiyor. Her ikisi de &amp;ndash;birbirimizden ne kadar farklı olursak olalım- hepimizin ortak ge&amp;ccedil;mişi ve geleceği.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;---&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 26 Jan 2009 02:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Paranoyak</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/paranoyak_32800151.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/paranoyak_32800151.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tamam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık kesinleşti!&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben bir paranoyağım!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Az &amp;ouml;nce &amp;uuml;st kat komşumun kapısını &amp;ccedil;aldım!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sabahın altısında!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem de bir pazar sabahı!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elimde 155 hazır tuşlanmış bir telsiz telefon!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 04 Jan 2009 06:39:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yeni Yıl</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/yeni-yil_32469501.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/yeni-yil_32469501.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Annemin kuzenlerinden bir tanesi sonbahar başlarında evlenmişti. Ge&amp;ccedil;tiğimiz pazar g&amp;uuml;n&amp;uuml; ise, adet olduğu &amp;uuml;zere, annem ve annemin teyzeleri ile birlikte evinde konuk idim. Daha &amp;ouml;nceki yazılarımdan bir tanesinde &amp;ccedil;oğunluğunu kadınların oluşturduğu bir ailede yaşadığımı yazmıştım (ge&amp;ccedil;enlerde dediysem, iki bu&amp;ccedil;uk sene olmuş -http://birey.blogcu.com/erkekler-ne-yapiyor_694194.html-; zaman mı &amp;ccedil;abuk ge&amp;ccedil;iyor, yoksa ben mi yavaş ilerliyorum?).&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kuzenimin &amp;ccedil;i&amp;ccedil;eği burnunda eşi bu durumu benden daha hızlı tespit etmiş olacak ki ge&amp;ccedil;enlerde ş&amp;ouml;yle demiş: &amp;ldquo;Benim &amp;ouml;mr&amp;uuml;m fazla değil galiba; sizin aileye damat olduğuma g&amp;ouml;re!&amp;rdquo;=).&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;---</description>
            <pubDate>Wed, 31 Dec 2008 00:43:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Courage</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/courage_31578931.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/courage_31578931.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I was just reading several stories about Ottoman and Turkish Republic&amp;rsquo;s pioneer women whom have done unbelievable and hard work to prove themselves, have a place in the economy and be useful for their countries: Some became doctors, some became writers and publishers, some became teachers to give thousands of other women education and a job in the early 1900's. Many stories about these unique women: doctors, pilots, photographers, teachers, soldiers, publishers, dancers, writers who have dedicated their lives to their proficiencies, their people and their husbands &amp;ndash;yes all of them had found the love of their lifes, some in the third or fourth try-!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;All these women seem to have given a battle against many other people -the society, the government, their friends and even their families!- and also they have struggled against conditions of life -poverty, war, and ignorance!-.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 19 Dec 2008 19:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Walk of Life</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/walk-of-life_31449231.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/walk-of-life_31449231.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu akşam alışılmadık bir şey yaptım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sıhhiye&amp;rsquo;deki SGK&amp;rsquo;da babamın emekliliğine ilişkin bir şeyler &amp;ouml;ğrenmem gerekiyordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;Ccedil;ıkışta kendime onluk bir otob&amp;uuml;s bileti satın aldım; ama o anda fark ettim ki canım ger&amp;ccedil;ekten de y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek istiyordu; oysa ki beni evime g&amp;ouml;t&amp;uuml;recek otob&amp;uuml;s&amp;uuml;n durağı hemen karşı kaldırımdaydı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve y&amp;uuml;r&amp;uuml;meye başladım&amp;hellip;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Bir arkadaşım &amp;ccedil;ok dertli olduğu zamanlarda saatlerce y&amp;uuml;r&amp;uuml;d&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nden bahsetmişti &amp;ndash;bu akşam ne demek istediğini anladım-.)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Thu, 18 Dec 2008 02:31:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Varoluş Kavramı-Kavrayışı</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/varolus-kavrami-kavrayisi_30438471.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/varolus-kavrami-kavrayisi_30438471.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sadece şunu s&amp;ouml;ylemek istiyorum:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bundan birka&amp;ccedil; dakika &amp;ouml;ncesine kadar; &amp;ldquo;21. y&amp;uuml;zyıl&amp;rdquo;da -doğuştan sahip olduğum zeka ve yetenekler, aynı zamanda doğumdan sonra &amp;ccedil;evremden aldığım g&amp;ouml;rg&amp;uuml; ve eğitim ile- &amp;ldquo;T&amp;uuml;rkiye&amp;rdquo;de yaşamanın tam bir &amp;ldquo;lanet&amp;rdquo; olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yordum.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ge&amp;ccedil;miş yaşantılarımda nasıl bir &amp;ldquo;hata&amp;rdquo; yapmıştım ki &amp;ndash;tabii eğer reenkarnasyon var ise- bu kadar &amp;ldquo;feci&amp;rdquo; bir şekilde cezalandırılmayı hak etmiştim? Bu soru -her nedense- aklımı kurcalayıp durmuştu: &amp;ldquo;Ben su&amp;ccedil;luydum!&amp;rdquo;.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 05 Dec 2008 00:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Benlik Halleri</title>
            <link>http://birey.blogcu.com/benlik-halleri_28662961.html</link>
            <guid>http://birey.blogcu.com/benlik-halleri_28662961.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Son on g&amp;uuml;n&amp;uuml;, uzun zamandır g&amp;ouml;remediğim insanlarla hasret gidererek ge&amp;ccedil;irdim; ama bunu yapabilmiş olmamın da bir &amp;ouml;n koşulu vardı: işten ayrılmak!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ge&amp;ccedil;tiğimiz sonbahar-kış d&amp;ouml;neminde; evimin dışındaki ağa&amp;ccedil;lar yapraklarını sarartıp d&amp;ouml;kerken kendime bir hedef koymuştum: &amp;ldquo;en azından iki sene aynı evde yaşayacaksın!&amp;rdquo; diye; &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; 2003 yılından beri her yeni şubat ayında başka bir evde, başka koşullar i&amp;ccedil;inde yaşıyordum. Sanki şimdiki evimde iki sene ge&amp;ccedil;irebilirsem son altı senenin g&amp;ouml;&amp;ccedil;ebe hayatını kırabilecekmişim; evcilleşebilecekmişim gibi d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;şt&amp;uuml;m.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama işte; daha bu evde bir yılımı bile doldurmadan, yeniden yollara d.. ( &lt;a href=&quot;http://birey.blogcu.com/benlik-halleri_28662961.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 13 Nov 2008 17:09:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://birey.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>