Sadece şunu söylemek istiyorum:
Bundan birkaç dakika öncesine kadar; “21. yüzyıl”da -doğuştan sahip olduğum zeka ve yetenekler, aynı zamanda doğumdan sonra çevremden aldığım görgü ve eğitim ile- “Türkiye”de yaşamanın tam bir “lanet” olduğunu düşünüyordum.
Geçmiş yaşantılarımda nasıl bir “hata” yapmıştım ki –tabii eğer reenkarnasyon var ise- bu kadar “feci” bir şekilde cezalandırılmayı hak etmiştim? Bu soru -her nedense- aklımı kurcalayıp durmuştu: “Ben suçluydum!”.
Geçmişte bir hata yapmıştım ve bedelini 21.yy’da Türkiye’de ödüyordum!
---
Oysa “şimdi” -geçmişten sadece birkaç dakika uzaklıkta- inanılmaz bir biçimde; “tam da olması gereken zamanda, tam da olması gereken niteliklerle, tam da olması gereken ülkede” dünyaya geldiğimi “çakozladım!”.
---
Not: İş hayatında argo kullanımını yargılayan, kınayan, yasaklayan yöneticilerin dikkatine!
Zaman zaman iş hayatında kullanılan argo, sadece “samimiyet ve dürüstlük” ifadesidir. Ben elbette bu yazıda “çakozlamak” yerine “kavramak” kelimesini de kullanabilirdim; ancak aynı “şiddetli anlayış” ve “acil önlem gerektiren durum” ifadesini yaratamayabilirdim!